30 Ağustos 2013 Cuma

HAÇLI ORDULARINI KIŞKIRTAN RUM TAYYİP BOKU YEDİ



HAÇLI ORDULARINI KIŞKIRTAN TAYYİP BOKU YEDİ

RUSYA DA SAVAŞA “EVET” DEDİ…
RUS FİLOLARI SURİYE’Yİ KORUMA ALTINA ALMAYA BAŞLADI…
HAÇLI ORDUSU BİR FİRE VERDİ: İNGİLTERE YOK…
ALDIN MI ÜÇÜN BİRİNİ TAYYİP?
ORTADAKİNİ TAVSİYE EDERİM...
TUZLUYARAK İYİ GİDER...


Kenan Akkuş (esrehber)









SEÇKİNLERİN OKULU VE İSTENEN TORPİL

Bir süre önce Eskişehir Deliklitaş Mahallesindeki Murat Atılgan Ortaokulu önünden geçiyordum.
Bir kalabalık var ki kapısında, sormayın gitsin…
Kayıt yaptırmaya gelen öğrenciler ve anneleri, babaları…
Kalabalığa yaklaşarak yanında eşiyle bekleyen bir beyefendiye sordum:
-Hayrola beyefendi, kayıt kuyruğu mu bu?
“-Rezalet ağabi, bu rezilliği gazeteler yazmalı… Olmaz bu kadarı...”
-Rezillik mi?
“-Çocuğumuzun kaydını yapmıyorlar…”
-Neden? Rüşvet mi istiyorlar?
“Hayır, Nabi Avcı’dan torpil lazımmış…”
Nasıl yani? Nabi Avcı onaylamazsa çocuğunuzu bu okula gönderemeyecek misiniz?
“-Kayıtlar doldu diyorlar, sonra da elinde kağıtla gelenleri kaydediyorlar.”
-O kağıtlarda ne yazıyor? “Hamili yakınımdır” mı yazıyor dersiniz?
“-Yazılanı görmedim, fakat elinde özel bir kağıtla gelenleri hep kaydettiler. Üç gündür bekliyoruz ve araştırıyoruz. Bu Nabi Avcı denen şahısa nasıl ve nerede ulaşabiliriz, araştırıyoruz.”
-Siz de başka okula kaydettirin çocuğunuzu… Başka okul mu yok?
“-Ağabicim, benim evim şu karşıdaki binada… Çocuğumu bu okula göndermek önce benim hakkım… Vişnelik’ten gelen onlarca çocuğu kaydettiklerine şahit oldum. Vişnelik iki kilometre ötede…”
-Nabi Avcı’ya ulaşmak istiyorsanız Demirköy’e gidin… Torpil kağıdını alın… Demirköy, Bilecik’in ilçesi… Nabi Avcı’yı bu köyde bulabilirsiniz… Adam gün aşırı bu köye gidiyor… Bir gün Eskişehir’de, bir gün Demirköy’de… Aklına gelirse arada bir Ankara’ya uğruyor… TBMM’ye…

Haydi kolay gelsin…


Kenan Akkuş (esrehber)





TAYYİP VE HAMSALAKLARI

Maşallah ilk uçağımızı yaptık ve uçurduk…
Hürkuş… 
Tayyip hazretleri bir sene önce kokpite oturup hava atmıştı ya…
İşte o milli ilk uçağımız…
Tek motorlu ve pervaneli…
574 km hız yapıyormuş…
İlk milli uçağımızı yapan TAI yönetcileri hüngür hüngür ağlıyor…
Gururlanıyor başarılarından…
Beni de ağlamak tuttu… Utançtan…
Dünyanın bir çok ülkesi, bu tek motorlu pervaneli uçağı yapalı 100 sene oldu…
Adamlar jet motorlu uçakları yapalı ve saatte 10 bin km hız yapalı 50 sene oldu…
Adamlar uzay mekikleri yapalı ve saatte 100 bin km hızı 25 sene önce yakaladı…
Ağlıyorum utancımdan…
Oysa Atatürk “İstikbal göklerdedir” diyeli 100 sene geçti…
Utançtan ağlayacaklarına, gurudan ağlayan şerefsizler…
Ne zaman adam olacaksınız da, Tayyip yerine Atatürk’ü örnek alacaksınız?
Amsalaklar…


Kenan AKKUŞ (esrehber)





27 Ağustos 2013 Salı

ÜLKEMİZİN ÇÜRÜK ÇARIK PİÇLERİ




ÜLKEMİZİN ÇÜRÜK ÇARIK PİÇLERİ

Başbakan Tayyip’in büyük oğlu Ahmet Burak Erdoğan’ın, Kasımpaşa Deniz Hastanesi’nden çürük raporu alarak askere gitmediğini her kimse biliyor.

Oysa bu raporu Tayyip, torpilini kullanarak almış ve oğluna doğum günü hediyesi olarak takdim etmişti. 

Kasımpaşa Deniz Hastanesi’nin tahlillerine göre Ahmet Burak Erdoğan’da testis kanseri vardı. Yani taşaklarında tümör vardı.

Yaşaması için ameliyat olmalıydı. Ameliyatla tümör alındığında, testislerin de alınması gerekiyordu. Fakat bu defa başka bir sorun ortaya çıkıyordu:

Hiçbir zaman çocuğu olmayacaktı…

Ahmet Burak ameliyat olmadı…

Evleneli 12 seneden fazla oldu…

Demek ki ölmedi…

Tayyip’in kucağına bir torun da veremedi…

Bir doğum günü hediyesi insana neler yaptırıyor?

Allah akıl fikir versin…


TAYYİP’E HAKSIZLIK YAPMAYALIM…

DİĞER TORPİLLİ ÇÜRÜK PİÇLERİMİZE DE YER VERELİM:

Jandarma Genel Komutanlığı eski Kurmay Başkanı Korgeneral İbrahim Açıkmeşe’nin yeğenleri Volkan Yerebakan, Mustafa Yerebakan, Osman Yerebakan, Mustafa Karabela, Adem Yılmaz çürük raporu alarak askere gitmedi…

Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nda Tümamiral olan Haydar Mücahit Şişlioğlu’nun kayınbiraderi Yalın Dirik, teyzesinin oğlu Faik Aydın, dayısının oğlu Şevket Dişkaya çürük raporu alarak askere gitmedi…

Harp Akademileri Komutan yardımcısı Korgeneral Selahattin Uğurlu’nun Haydar Okay Uğurlu isimli yeğeni ile eşinin akrabası Levent Uludoğan çürük raporu alarak askere gitmedi…

Şırnak Tümen Komutanı Tümgeneral Ahmet Yavuz’un oğlu Çetin Mert Yavuz, yeğeni Buğra Selim Ölçen çürük raporuyla askere gitmedi.

Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral Hasan Iğsız’ın dayısının oğlu İlgi Çora çürük raporuyla askere gitmedi.

Ege eski Komutanı Orgeneral Şükrü Sarıışık’ın oğlu Gökhan Sarıışık çürük raporuyla askere gitmedi.

Kocaeli Garnizon Komutanı Korgeneral Galip Mendi’nin yeğeni Osman Bahadır Mendi çürük raporuyla askere gitmedi.

7. Kolordu Komutanı Korgeneral Bekir Kalyoncu’nun eşinin yeğeni Doğan Erdoğan çürük raporu alarak askere gitmedi.

Tekirdağ Şarköy 95. Zırhlı Tugay Komutanı Tuğgeneral Nurettin Işık’ın yeğeni Mustafa Kemal Işık çürük raporu alarak askere gitmedi…



Kara Kuvvetleri’nde görevli Tümgeneral Aydemir Cülcüloğlu’nun oğlu Mehmet Barış Cülcüloğlu çürük raporu alarak askere gitmedi…



BİZİM ÇOCUKLARIMIZ ASKERLİK YAPSIN… DAĞLARDA GEBERSİN…
ADI ŞEHİT OLSUN…

SİZİN ÇOCUKLARINIZ AM ÜSTÜNDE FINDIK KIRSIN…

ADI: “ANANIZI SİKEYİM OROSPU ÇOCUKLARI…” OLSUN…

Kenan Akkuş (esrehber)



26 Ağustos 2013 Pazartesi

ESKİŞEHİR VALİSİ GÜNGÖR AZİM TUNA’YA SORALIM: BU NE İŞ VALİ BEY?




ESKİŞEHİR VALİSİ GÜNGÖR AZİM TUNA’YA SORALIM:


              BU NE İŞ VALİ BEY?


Gördüğün bu lüks villalarda bol miktarda orospu çocuğu ikamet etmekte…
Eskişehir’in zenginleri:

Kiremit fabrikası sahibi birkaç piç…
Çikolata fabrikası sahibi birkaç fahişe…

Ülkemin saygın Meclis’inde görev yaptığına inanan birkaç eski milletvekili pezevenk…
Şanlı ordumun yüzkarası birkaç general…

Doktorluk yaparak şanlı ordumu sömürmüş birkaç albay puştu…
… ve daha bir sürü kendini vatansever gören uyuz eşekler sürüsü…

Bir de Büyükerşen’in sümüklüsü Cemal Okan Yüksel para denkleştirip villa alacaktı buradan, henüz haberi gelmedi…

İşte yukarıda sıfatlarını saydığım şerefsizler, kaçak villaları inşa eden Şenol Ilgaz’ın gırtlağına sarılıp:

“-Ulan şerefsiz, bana sattığın villa kaçak çıktı. Odunpazarı Belediye Başkanı AKP’li Burhan Sakallı’nın verdiği ruhsatlar sahte çıktı. Birinci derece sit alanına nasıl villa yaparsın da bana sahte ruhsatla satarsın şerefsiz…” Diyemedi… Demedi…

Çünkü hepsi, bu arazinin 1980 yılında sit alanı olarak tescil edildiğini, villaların altında 2600 yıllık antik şehir olduğunu bile bile milyonlarca dolarını Piç Şenol’a verip işte bu lüks villaları satın aldılar…

Kimler onlar?
Yukarıda sıfatlarını saydığım orospu çocukları.

Piç Şenol’un 2863 sayılı sit yasalarının ırzına geçtiğine şahit oldukları gibi, suç ortağı da oldular.
Dahası bu yasa dışı işlere göz yumarak yardım ve yataklık ettiler…

Piç Şenol ve çetesinin, “antikacılık belgesi” olmadığını bildikleri halde, birinci dereceden korunması gereken arkeolojik sit alanının her bir köşesinden 2600 yıllık Frigya antikalarını gün yüzüne çıkardıklarına ve yasadışı bir şekilde sattıklarına şahit oldular.

Bu yasadışı işlere göz yummaktan suçlu oldukları gibi, ihbar etmedikleri için Piç Şenol ve çetesiyle ortak çalıştıkları, yasadışı işlerden nemalandıkları, vatana ihanetle suçlanacakları da artık ortadadır.

Çünkü yasadışı çıkarılan antikalar Milletimizin ortak malıdır.
Milletin ortak malını çalanların anası sikileceği gibi, göz yumanların da anası sikilmelidir…

Yargılanacakları günü sabırla beklemeliler…
… ve güvenlik… Emrindekiler asgari ücretinin peşinde olan sıradan insanlar fakat başlarında bir çakal… Başkomiserlikten emekli bir çakal… Hiç mi görmedi bu yasadışı işleri?

Villalara nazır 2600 yıllık Frigya höyüğünün yağmalandığı da ispatlanmıştır.
CNN ve Radikal Muhabiri Ömer Erbil’in bana anlattığı ses ve görüntü kayıtları delil olarak yeter.

Emniyet Genel Müdürümüz Mehmet Kılıçlar’ın imzaladığı belge de buna ilave edilirse…
Yukarıda sıfatlarını saydığım şerefsizlerin anasını sikeceğim demektir…

Çünkü: Öyle anlaşılıyor ki Riverside sakinleri tüm yasadışı işlerde Ilgaz mafyasıyla suç birliği yapmış ya da suçları görmezden gelerek suçlu şahıslara yardım ve yataklıktan kodesi boylayacaklardır…

Tabi bu ülkeye temiz bir adaletle birlikte daşşaklı bir adam gelirse…

Kırmızı ceylan derili koltuklar kimlere baki kaldı ki?

Umudumu kaybetmeden bekliyorum…

Bekleyip görelim Sevgili Vali’m…

Saygılar benden olsun…

Kenan Akkuş (esrehber)


https://www.facebook.com/photo.php?fbid=451467044960146&set=a.119966268110227.21113.100002905645532&type=1&theater&notif_t=photo_comment


25 Ağustos 2013 Pazar

TAYYİP, SURİYE’NİN ALEVİ HALKINI YOK ETME PEŞİNDE

TAYYİP, SURİYE’NİN ALEVİ HALKINI YOK ETME PEŞİNDE




SURİYE’DE İÇ SAVAŞ YOK… SAVAŞ VAR…
BİR UCUNDA ESAD… ÖBÜR UCUNDA TAYYİP…

ESAD PKK’LI TERÖRİSLERİ KULLANIYOR…
TAYYİP İSE EL KAİDE’NİN EL NUSRA TERÖRİSTLERİNİ…

FAKAT OLAN SURİYELİ MÜSLÜMAN HALKA OLUYOR…
KATLEDİLİYOR…

ESAT ÜLKESİNİ KORUMA SAVAŞI VERİRKEN,
TAYYİP, SURİYE’NİN ALEVİ HALKINI YOK ETME PEŞİNDE…

SÜNNİ EL NUSRA’CILAR ZATEN SÜNNİ HALKA DOKUNMAZ.
ONLARIN DERDİ ALEVİLERLE…

SÖZÜN KISASI BU SAVAŞTA YA ESAD ÖLDÜRÜLECEK…
ALEVİLER TAMAMEN YOK EDİLECEK…

YA DA SAVAŞ TÜRKİYE’YE SIÇRAYACAK…
TÜRK MİLLETİ OLARAK SIKILDIK BU PİSLİK İŞTEN.

TAYYİP’İ GEBERTSELER DE KURTULSAK…
ÇÜNKÜ SAVAŞI BİZ İSTEMEDİK… RUM TAYYİP İSTEDİ…

SAVAŞI SEVEN SONUCUNA KATLANIR… GEBERİR…
GEBERSİN ŞEREFSİZ KÖPEK…

Kenan Akkuş (esrehber)






BU FOTOĞRAFLARA İYİ BAKINIZ:

TAYYİP'İN KİRALIK KATİLLERİ SÖZDE ÖSO (EL NUSRA TERÖRİSTLERİ) TÜRKİYE CUMHURİYETİ BAŞBAKANLIĞI ÖRTÜLÜ ÖDENEĞİNDEN ALDIKLARI PARAYLA SARİN GAZI TEMİN ETTİLER. HEM DE KONYA'DAN...

FOTOĞRAFTA GÖRDÜĞÜNÜZ KATLİAMI PLANLADIKLARI GİBİ İCRA ETTİLER...

SUÇU ESAD VE ORDUSUNUN ÜZERİNE ATTILAR...

BUNLAR MÜSLÜMAN DEĞİL...

CANİ TAYYİP'İN HEM TALEBELERİ, HEM KİRALIK KATİLLERİ...

TAYYİP, SURİYE ÇIKMAZINDA NE BOK YİYECEĞİNİ BİLEMEZ HALE GELDİ...

HİÇ BİR ŞEYDEN BİHABER MASUM BEBECİKLERİ KATLEDECEK KADAR, SUÇU ESAD'IN ÜZERİNE SARACAK KADAR CANİLEŞTİ...

ALALAH BELANI VERECEK RUM KÖPEĞİ TAYYİP...

Kenan Akkuş (esrehber)




POLİS KOLEJLERİNDE FETULLAH ÖĞRETİLERİ VE RİSALE-İ NUR DERSLERİ AKSATILMIYOR...
BİR DE "ALLAH'A İMAN" DERSLERİ MÜFREDATA EKLENSE...
GÖRÜNTÜ ORTADA...
ALLAH, PİS ADAMLARI SEVMEZ...




İŞTE SİZE HAYATI PALAVRA BİR ZAT: RUM TEYYUP...

Eşek etinden sucuk yaparak yıllarca Müslümanlara "inek sucuğu" diye yutturan üçkağıtçı şerefsiz...

Allah korkusu olan Müslüman, eşek sucuğu imal edip "inek sucuğu" diye satıp Müslümanı kandırır mı?

Zaten yiyenlere de müstehak...
Afiyet olsun...
Tayyip isimli üçkağıtçının Elif marka eşek sucuğu...

Tayyip'in , Refah Partisi Beyoğlu İlçe Başkanı olduğu dönemde ünlü bir sucuk imalatçısı olduğunu sanırım çoğu kimse bilmez.

Parasızlıktan inek eti bulamadığını, İstanbul'un köylerinden yüzlerce eşek topladığını...

Yüzlerce eşeği keserek eşek sucuğu imal ettiğini...

Eşek sucuklarını çevresindeki Müslüman halka "inek sucuğu" diyerek sattığını...

Müthiş vurgunlar yaptığını...

Zavallı Müslümanları kandırdığını da bilmez...

Bu şerefsiz üçkağıtçıda Allah korkusu olduğuna inanan kaç şerefsiz var?

Kenan Akkuş (esrehber)







ALLAH BELANI VERSİN, ŞEREFSİZ CANİ TAYYİP



DEVLETİMİZİN BAŞI  KATİL MAHLUKAT TAYYİP

ALLAH BELANI VERSİN, ŞEREFSİZ  CANİ…

Bu devletin Başbakanı’nı, cinayetleri örtbas etmekle suçluyorum…
Bu devletin Başbakanı, yalan söylediğimi, iftira attığımı söyleyemiyor.

Bana iftira davası açamıyor…
Beni susturmanın yollarını arıyor…
Cezaevleri, nezarethaneler, akıl hastaneleri…
Vay şerefsiz köpek vay…
Vay katil aşağılık mahlukat vay…

Sözünü ettiğim kişi, bu devletin Başbakanıdır beyler…
Sıradan bir vatandaştan söz etmiyorum…

Başbakan demek, bu ülkede yaşayan tüm insanların sağlığından ve malından sorumlu kişi demektir.

Devletin başı, katiller AKP’li diye bir cinayeti örtbas edebilir mi?
Eğer namustan şereften bihaber  aşağılık bir mahlukatsa, eder…

Bu mahlukatın öldürülen Mısırlı bir kız için salya sümük gözyaşı dökmesi,  Mısırlılara değer verdiğini, fakat öldürülen Türklere değer vermediğinin ölçüsüdür.

Demek ki Tayyip Mısır’ın Başbakanıdır…

Öyleyse ne işin var bu ülkede şerefsiz mahluk?
Siktir git…

Bu ülkenin insanına değer vermiyorsan, cinayeti bile örtbas ediyorsan…
Sen benim başbakanım değil, tuvaletimde kullandığım bok bezimsin…

Bok bezi  şerefsiz…

Kenan Akkuş (esrehber)
https://www.facebook.com/eskisehir.kenanakkus









TAYYİP BİR CANİDİR


Başbakan Tayyip'e 3375 gün önce (21 Mayıs 2004) taahhütlü bir mektup yazdım:

“AKP kurucusu bir mafya cinayet işlemiştir, cinayete kaza süsü verilmiştir, Eskişehir savcıları ilgilenmemektedir, lütfen gereğini yapınız…” 

Kale alınmayacağını düşünerek aynı mektubun kopyasını Uğur Dündar’a gönderdim. 

Mektubumu okuyan Başbakan, Eskişehir Valisi ve Eskişehir Emniyet Müdürü yoluyla soruşturma başlattı.

Emniyet Müdürü Savaş Yücel araştırdı, Eskişehir Valisi Kadir Çalışıcı Başbakan’ı telefonla aradı ve dedi ki: “Kenan Akkuş’un doğruları söylediği anlaşılmıştır…” 

Koltuğuna yeni yeni ısınmaya başlayan Başbakan Tayyip, “bir skandal çıkabilir” düşüncesiyle ihbarlarımı örtbas ettirdi. 

Beni de “küfür ettiğim” iddiasıyla cezaevine gönderdi…

Çiçeği burnunda Başbakanımız, cinayetle birlikte mektubumda yer verdiğim Devletten yapılan hırsızlıkları... Devlete karşı sahtekarlıkları... Banka hortumcularını... Sit alanı yağmalarını... Kaçak villaları... Türkiye'nin en büyük antika kaçakçılığını... Karapara aklama olaylarını... En önemlisi de uyuşturucu tacirlerinin pislik işlerini kapattı...

Devletimin BAŞBAKANLIĞINI işgal eden bu şahısın, o makamda bir dakika bile durdurulması bence suçtur... 

Çünkü şahit olduğum bir cinayetleri kapatarak, cinayete ortak olmuştur.
Ne kadar aşağılık bir durum değil mi?

Eğer bir Başbakan, kaza süsü verilen ve failleri belli olan cinayeti, devletin verdiği yetkiyi kullanarak kapatabiliyorsa, bence bu şahıs bir insan değil, bir CANİ'dir...

Sorumlu olduğu vatandaşına değer vermeyen bir CANİ'dir.
Başbakan Tayyip bir CANİ'dir!..

İslam'ı yüceltmek için vakıflara kurucu olan bir şahısın icraatları...
Birlik Vakfı'nın kurucusu, bir CANİ...
Allah belanı versin...

Tayyip Erdoğan ismindeki bu CANİ hakkında, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı dava açmıyorsa, ısrarlı şikayet dilekçelerime göz yumuyorsa, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı da bir CANİ'dir, o da cinayetleri örtbas etmiştir.

Oysa ihbar ettiğim bu şahıslar beş adet cinayet işlemiştir.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı'na senelerdir, hem de ısrarla cinayet ihbarları yapmama rağmen, AKP'li şahısların işledikleri cinayetlerle ilgili, devletimin hiç bir makamı ve savcısı, şahsımdan ifade almamıştır.

Neden?

AKP'li mafyanın öldürdüğü şahıslar, bu ülkenin vatandaşı değil midir?
Bu ülkede cinayet işlemek suç değil midir?
Cezaevlerinde binlerce katil, cezasını çekmiyor mu?

Cinayet işlemek suç olmaktan çıktı ise, neden içerideki katilleri bırakmıyorlar?

Ergenekoncu cinayet işlese, eminim ki cezası en az 30 sene hapis...
Allah'a şükür, hala tek bir Ergenekoncu'nun cinayet işlediğine şahit olamadık...

Fakat yıllardır cezaevlerinde süründürülüyor, mefta olması bekleniyor...

Oysa cani AKP'liler hala metreslerinin koynunda, devletten çaldıkları milyar dolarlarla zevk-ü sefa halindeler...

Bu Devletin eşek savcıları, cinayetler hakkında ısrarla ifademi almak istemiyor.
İslam'da ADALET bu olmalı...

2005 senesinde Adalet Bakanı Cemil Çiçek ve sonrasında iki Adalet Bakanı, mahkemelere baskı uyguluyorlar...

Her tarafından pislik akan AKP'li bir mafyanın cinayetlerini örtbas etmek için, "ek karar" aldırıyorlar, dava dosyalarına ekleyerek mafyaları AK'lıyorlar...
Rezil hainler...

"Ek karar" veren namussuzların hepsi de Eskişehir'in hain rüşvetçileri...

CANİ Bakan'larının emirlerine harfiyen uyan cani savcılar, cani hakimler...

Adalet silsilesi, güç birliği yaparak AKP'lilerin cinayetlerini kapatıyorlar...

Ne acı... Ne aşağılık bir durum...

Anlattığım her kelime doğrudur.

Kamuoyu bilmeli ki:
İSLAM'ı kullanarak her boku yiyen, başta Başbakan Tayyip Erdoğan ve şimdi Meclis Başkanı olan Cemil Çiçek, Mehmet Ali Şahin, şimdiki Adalet Bakanımız Sadullah Ergin… Hepsine bir şekilde ulaştım…

"Din Maskesi"ni kullanarak Milletvekili olmuş dört Fethullahçı...
Rüşvetçi dört aşağılık şahıs...

Kamuoyu önünde yıllardır rezil kepaze etmeme rağmen, işte bu dört adet aşşağılık şahıs, Vatandaş Kenan'a karşı hala "iftira davası" açamıyor.
Neden?

Cinayetleri kapatarak Adalet'in ağzına sıçan bu dört aşağılık şahıs, neden Vatandaş Kenan'a dava açamıyor?

Fethullah Terör Örgütü'nün dört aşşağılık elebaşı, cinayetleri örtbas etmekle, İslam'a hizmet ettiklerini mi sanıyorlar?

İslam'da cinayetin yeri nedir?

İslam Hukuku'nu su gibi içmiş bir Şeyh, çıksın da bu sorumun cevabını versin:

Şeriat'la yönetilen bir ülkede, cinayet işleyen her kim olursa olsun, cezası nedir?

Türkiye Cumhuriyeti Ceza Yasaları'nı çok iyi bilen biri çıksın da cevap versin:
LAİK TÜRKİYE CUMHURİYETİ'NDE CİNAYETİN CEZASI NEDİR?

Başımıza ÇETE kesilmiş aşşağılık Fethullahçılar, "Din maskesi" ile her boku yerken... Cinayetleri kapatarak canileşirken...

Bir adet cinayeti dahi ispatlanmamış Ergenekoncular, cezaevinde mefta olacakları günü bekliyor...

Bu nedir, biliyor musunuz?
28 Şubat'ın intikamıdır...
12 Eylül'ün intikamıdır.

1980'de, AKINCILAR'a zindanlarda reva görülen işkencelerin intikamıdır...
Eski MSP'lilerin , özellikle Korkut Özal ismindeki Kürt Milliyetçisi hainin intikamı.

ASILMIŞ ŞERİAT'ÇI RUM DEDELER'in intikamıdır.
ASILMIŞ ŞERİAT'ÇI KÜRT DEDELER'in intikamıdır...
BELGELİ HIRSIZ ŞERİAT'ÇILAR'ın intikamıdır...

Cüneyt Zapsu ismindeki bir hainin, RUM Tayyip'e emirleridir. 

ERGENEKONCU kılıfıyla Türk Milleti'nin sindirilmesi ve susturulmasıdır...

Eğer irticacı değilsen, senin adın ERGENEKONCU'dur... 

Türk Milleti bilmeli ki, başımızdaki bu ÇETE'nin İslam'la, Şeriat'la hiç bir alakası yoktur. Hepsi de İslam hukukunun ağzına sıçan aşağılık hırsızlardır.

Eğer bu aşşşağılık hırsızlarda zerre kadar onur olsaydı, Türkiye Deniz Feneri Dosyası'nı açarlar ve hırsız olmadıklarını ispat etmeye çalışırlardı.

Göstermelik şöyle bir açıldı, birkaç hırsız salıverilmek üzere tutuklandı.

Türk Milleti bilsin ki, Başbakan Tayyip, Deniz Feneri Hırsızlıklarının bir numaralı zanlısıdır.

Almanya Deniz Feneri'nden 300 milyon Euro...

Türkiye Deniz Feneri'nden tam bir milyar Dolar karapara...

Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı'nın cebine girmiştir...

Allah belanı versin... Karaparacı hırsız herif...

Mahkemelere baskı yaparak "Soruşturmaya gizlilik kararı" aldırmayacak da ne yapacak? Hangi bir namussuz hırsızlıklarını kapatmaz ki?

"Evet ben aşağılık bir hırsızım" diyerek suçunu itiraf eden hırsıza rastladın mı?

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, Almanya ve Türkiye Deniz Feneri Hırsızlıkları Davası'nı, Anayasa Mahkemesi'ne taşımak zorunda...

Çünkü hırsızlar şimdi başımızda ÇETE ve her boku yiyorlar...
Vatandaş Kenan'a "iftira davası" açamıyorlar...

Yalan üzerine yalan inşa ediyorlar.
İftiralar hamurlarının mayaları olmuş.

Kürt-İslam devleti kurma yolunda hızla ilerleyen bu hırsızlar, yoluna taş koyan vatansever insanlarımızı Ergenekoncu adıyla linç etmekten başka hiç bir icraat yapmıyorlar.

Ülkemizin iç ve dış meselelerini tamamen terk etmişler...
Çökerttikleri ekonomiyi sürekli gizliyorlar...
Türkiye'yi güllük gülistanlık gösteriyorlar...

Gerçek olan ise: Tarikatçı hırsız zümreler milyarlarına yeni milyarlar eklerken... Fakir-fukara olabilecek en son çöküntüsünü yaşıyor, sefilleri oynuyor.

Emniyet Teşkilatı olağanüstü ağır silahlarla donatılırken... Türk Ordusu'nu çökertmenin her yolu aranıyor.

Ülkemizin gerçek milliyetçileri linç ediliyor...
Her türlü yasadışı iş yapan AKP yandaşları ADALET'ten tamamen muaf ediliyor.
Kısacası: Türkiye Cumhuriyeti çökertiliyor...
İşte bunları bire bir şahit olarak yaşamış bir vatandaşım.
Böyle bir zihniyetin yeni bir Anayasa hazırlaması demek, Türkiye Cumhuriyeti'nin intihara zorlanması demektir.

Çıkardıkları her yasayı, tarikatçı hırsız zümrelerin lehine kullanan bu aşağılık hırsızların, yeni bir Anayasa için referandum yoluna gitmesi, ülkemize ve Milletimize yapacakları en büyük hainlik olmuştur...


Çünkü yapacakları yeni bir Anayasa ile, Şeriat adı altında Faşist devlet kurulur.
Karaparacı, hırsız, cani, faşist damgası yiyen RUM asıllı bir şahıs Recep Tayyip Erdoğan, eğer bu ülkeye yeni bir Anayasa hazırlamak istiyorsa, önce Vatandaş Kenan'ı mahkemeye versin, yüzlerce iddia hakkında "iftira davası" açsın...

Önce AK'lansın, sonra istediği her boku yesin...
Teröristbaşı Fethullah'ı gönül rahatlığıyla Halife ilan etsin... 
Bu ülkede rejimin bekçileri hala Türk Silahlı Kuvvetleridir.
Polis değildir… 

Rejimin bekçileri suskun kalmamalı. Devletimizin Anayasal hak olarak sunduğu yetkileri kullanmalı...

Bu aşağılık canileri tarihin karanlık sayfalarına gömmek demek, Türkiye Cumhuriyeti için yeni bir başlangıç demektir...

Kenan Akkuş (Eskişehir Esrehber)



BU MEKTUBU YAZDIKTAN SONRA BAKIN BAŞIMA NELER GELDİ:

İftiralarla süslü 60 adet dava…
14 sene hapis cezası
34 gece nezarethane…
64 gün cezaevi…
Deli raporu…
120 gün tımarhane…
24 internet siteme kilit…
İnternet bağlantımı kestiler
Sonunda nüfus kağıdımı da aldılar.
İki senedir kimliksiz dolaşıyorum…

25/08/2013  

Kenan Akkuş
https://www.facebook.com/photo.php?fbid=451011295005721&set=a.119966268110227.21113.100002905645532&type=1&theater