10 Kasım 2014 Pazartesi

HIRSIZ TAYYİP BENİM ADIMA SAHTE HESAP AÇTIRMIŞ


SAHTEKAR HIRSIZ TAYYOŞ

BENİM ADIMA SAHTE HESAP AÇTIRDI...


BENDEN ÖZÜR DİLETTİ...

ALLAH BELANI VERSİN SAHTEKAR ŞEREFSİZ...


TIKLAYIN VE OKUYUN:



http://www.kenanakkus.com/




İŞTE GERÇEKLER

Cumhurbaşkanı Tayyip'e 3755 gün önce (21 Mayıs 2004) taahhütlü bir mektup yazdım:

“AKP kurucusu bir mafya cinayet işlemiştir, cinayete kaza süsü verilmiştir, Eskişehir savcıları ilgilenmemektedir, lütfen gereğini yapınız…” 

Kale alınmayacağını düşünerek aynı mektubun kopyasını Uğur Dündar’a gönderdim.

Mektubumu okuyan Tayyip, Eskişehir Valisi ve Eskişehir Emniyet Müdürü yoluyla soruşturma başlattı.

Emniyet Müdürü Savaş Yücel araştırdı, Eskişehir Valisi Kadir Çalışıcı Recep Tayip Erdoğan’ı telefonla aradı ve dedi ki: “Kenan Akkuş’un doğruları söylediği anlaşılmıştır…”

Başbakanlık koltuğuna yeni yeni ısınmaya başlayan Cumhurbaşkanı Tayyip, “bir skandal çıkabilir” düşüncesiyle ihbarlarımı örtbas ettirdi.

Beni de “küfür ettiğim” iddiasıyla cezaevine gönderdi…

Çiçeği burnunda Başbakanımız, cinayetle birlikte mektubumda yer verdiğim Devletten yapılan hırsızlıkları... Devlete karşı sahtekarlıkları... Banka hortumcularını... Sit alanı yağmalarını... Kaçak villaları... Türkiye'nin en büyük antika kaçakçılığını... Karapara aklama olaylarını... En önemlisi de uyuşturucu tacirlerinin pislik işlerini kapattı...

Devletimin CUMHURBAŞKANLIĞINI işgal eden bu şahısın, o makamda bir dakika bile durdurulması suçtur...

Çünkü şahit olduğum beş adet cinayeti kapatarak, cinayete ortak olmuştur.
Ne kadar aşağılık bir durum değil mi?

Eğer bir Cumhurbaşkanı, kaza süsü verilen ve failleri belli olan cinayeti, devletin verdiği yetkiyi kullanarak kapatabiliyorsa, bence bu şahıs bir insan değil, bir CANİ'dir...

Sorumlu olduğu vatandaşına değer vermeyen bir CANİ'dir.
Başbakan Tayyip bir CANİ'dir!..

İslam'ı yüceltmek için vakıflara kurucu olan bir şahısın icraatları...
Birlik Vakfı'nın kurucusu, bir CANİ...
Allah belanı versin...

Tayyip Erdoğan ismindeki bu CANİ hakkında, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı dava açmıyorsa, ısrarlı şikayet dilekçelerime göz yumuyorsa, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı da bir CANİ'dir, o da cinayetleri örtbas etmiştir.

Oysa ihbar ettiğim bu şahıslar beş adet cinayet işlemiştir.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı'na senelerdir, hem de ısrarla cinayet ihbarları yapmama rağmen, AKP'li şahısların işledikleri cinayetlerle ilgili, devletimin hiç bir makamı ve savcısı, şahsımdan ifade almamıştır.

Neden?

AKP'li mafyanın öldürdüğü şahıslar, bu ülkenin vatandaşı değil midir?
Bu ülkede cinayet işlemek suç değil midir?
Cezaevlerinde binlerce katil, cezasını çekmiyor mu?

Cinayet işlemek suç olmaktan çıktı ise, neden içerideki katilleri bırakmıyorlar?

Ergenekoncu cinayet işlese, eminim ki cezası en az 30 sene hapis...
Allah'a şükür, hala tek bir Ergenekoncu'nun cinayet işlediğine şahit olamadık...

Fakat yıllardır cezaevlerinde süründürülüyor, mefta olması bekleniyor...

Oysa cani AKP'liler hala metreslerinin koynunda, devletten çaldıkları milyar dolarlarla zevk-ü sefa halindeler...

Bu Devletin eşek savcıları, cinayetler hakkında ısrarla ifademi almak istemiyor.
İslam'da ADALET bu olmalı...

2005 senesinde Adalet Bakanı Cemil Çiçek ve sonrasında iki Adalet Bakanı (Mehmet Ali Şahin, Sadullah Ergin), mahkemelere baskı uyguluyorlar...

Her tarafından pislik akan AKP'li bir mafyanın cinayetlerini örtbas etmek için, "ek karar" aldırıyorlar, dava dosyalarına ekleyerek mafyaları AK'lıyorlar...
Rezil hainler...

"Ek karar" veren namussuzların hepsi de Eskişehir'in hain rüşvetçileri...

CANİ Bakan'larının emirlerine harfiyen uyan cani savcılar, cani hakimler...

Adalet silsilesi, güç birliği yaparak AKP'lilerin cinayetlerini kapatıyorlar...

Ne acı... Ne aşağılık bir durum...

Anlattığım her kelime doğrudur.

Kamuoyu bilmeli ki:
İSLAM'ı kullanarak her boku yiyen, başta CumhurBaşbakan Tayyip Erdoğan ve şimdi Meclis Başkanı olan Cemil Çiçek, Mehmet Ali Şahin, Sadullah Ergin ve Bekir Bozdağ… 
Hepsine bir şekilde ulaştım…

"Din Maskesi"ni kullanarak Milletvekili olmuş şerefsiz katiller...
Rüşvetçi dört aşağılık şahıs...

Kamuoyu önünde yıllardır rezil kepaze etmeme rağmen, işte bu dört adet aşşağılık şahıs, Vatandaş Kenan'a karşı hala "iftira davası" açamıyor.
Neden?

Cinayetleri kapatarak Adalet'in ağzına sıçan bu dört aşağılık şahıs, neden Vatandaş Kenan'a dava açamıyor?

Hizbullah Terör Örgütü'nün dört aşşağılık elebaşı, cinayetleri örtbas etmekle, İslam'a hizmet ettiklerini mi sanıyorlar?

İslam'da cinayetin yeri nedir?

İslam Hukuku'nu su gibi içmiş bir Şeyh, çıksın da bu sorumun cevabını versin:

Şeriat'la yönetilen bir ülkede, cinayet işleyen her kim olursa olsun, cezası nedir?

Türkiye Cumhuriyeti Ceza Yasaları'nı çok iyi bilen biri çıksın da cevap versin:
LAİK TÜRKİYE CUMHURİYETİ'NDE CİNAYETİN CEZASI NEDİR?

Başımıza ÇETE kesilmiş aşşağılık Fethullahçılar, "Din maskesi" ile her boku yerken... Cinayetleri kapatarak canileşirken...

Bir adet cinayeti dahi ispatlanmamış Ergenekoncular, cezaevinde mefta olacakları günü bekliyor...

Bu nedir, biliyor musunuz?
28 Şubat'ın intikamıdır...
12 Eylül'ün intikamıdır.

1980'de, AKINCILAR'a zindanlarda reva görülen işkencelerin intikamıdır...
Eski MSP'lilerin , özellikle Korkut Özal ismindeki Kürt Milliyetçisi hainin intikamı.

ASILMIŞ ŞERİAT'ÇI RUM DEDELER'in intikamıdır.
ASILMIŞ ŞERİAT'ÇI KÜRT DEDELER'in intikamıdır...
BELGELİ HIRSIZ ŞERİAT'ÇILAR'ın intikamıdır...

Cüneyt Zapsu ismindeki bir hainin, RUM Tayyip'e emirleridir.

ERGENEKONCU kılıfıyla Türk Milleti'nin sindirilmesi ve susturulmasıdır...

Eğer irticacı değilsen, senin adın ERGENEKONCU'dur...

Türk Milleti bilmeli ki, başımızdaki bu ÇETE'nin İslam'la, Şeriat'la hiç bir alakası yoktur. Hepsi de İslam hukukunun ağzına sıçan aşağılık hırsızlardır.

Eğer bu aşşşağılık hırsızlarda zerre kadar onur olsaydı, Türkiye Deniz Feneri Dosyası'nı açarlar ve hırsız olmadıklarını ispat etmeye çalışırlardı.

Göstermelik şöyle bir açıldı, birkaç hırsız salıverilmek üzere tutuklandı.

Türk Milleti bilsin ki, Başbakan Tayyip, Deniz Feneri Hırsızlıklarının bir numaralı zanlısıdır.

Almanya Deniz Feneri'nden 300 milyon Euro...

Türkiye Deniz Feneri'nden tam bir milyar Dolar karapara...

Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı'nın cebine girmiştir...

Allah belanı versin... Karaparacı hırsız herif...

Mahkemelere baskı yaparak "Soruşturmaya gizlilik kararı" aldırmayacak da ne yapacak? Hangi bir namussuz hırsızlıklarını kapatmaz ki?

"Evet ben aşağılık bir hırsızım" diyerek suçunu itiraf eden hırsıza rastladın mı?

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, Almanya ve Türkiye Deniz Feneri Hırsızlıkları Davası'nı, Anayasa Mahkemesi'ne taşımak zorunda...

Çünkü hırsızlar şimdi başımızda ÇETE ve her boku yiyorlar...
Vatandaş Kenan'a "iftira davası" açamıyorlar...

Yalan üzerine yalan inşa ediyorlar.
İftiralar hamurlarının mayaları olmuş.

Kürt-İslam devleti kurma yolunda hızla ilerleyen bu hırsızlar, yoluna taş koyan vatansever insanlarımızı Ergenekoncu adıyla linç etmekten başka hiç bir icraat yapmıyorlar.

Ülkemizin iç ve dış meselelerini tamamen terk etmişler...
Çökerttikleri ekonomiyi sürekli gizliyorlar...
Türkiye'yi güllük gülistanlık gösteriyorlar...

Gerçek olan ise: Tarikatçı hırsız zümreler milyarlarına yeni milyarlar eklerken... Fakir-fukara olabilecek en son çöküntüsünü yaşıyor, sefilleri oynuyor.

Emniyet Teşkilatı olağanüstü ağır silahlarla donatılırken... Türk Ordusu'nu çökertmenin her yolu aranıyor.

Ülkemizin gerçek milliyetçileri linç ediliyor...
Her türlü yasadışı iş yapan AKP yandaşları ADALET'ten tamamen muaf ediliyor.
Kısacası: Türkiye Cumhuriyeti çökertiliyor...
İşte bunları bire bir şahit olarak yaşamış bir vatandaşım.
Böyle bir zihniyetin yeni bir Anayasa hazırlaması demek, Türkiye Cumhuriyeti'nin intihara zorlanması demektir.

Çıkardıkları her yasayı, tarikatçı hırsız zümrelerin lehine kullanan bu aşağılık hırsızların, yeni bir Anayasa için referandum yoluna gitmesi, ülkemize ve Milletimize yapacakları en büyük hainlik olmuştur...

Çünkü yapacakları yeni bir Anayasa ile, Şeriat adı altında Faşist devlet kurulur.
Karaparacı, hırsız, cani, faşist damgası yiyen RUM asıllı bir şahıs Recep Tayyip Erdoğan, eğer bu ülkeye yeni bir Anayasa hazırlamak istiyorsa, önce Vatandaş Kenan'ı mahkemeye versin, yüzlerce iddia hakkında "iftira davası" açsın...

Önce AK'lansın, sonra istediği her boku yesin...

Bu ülkede rejimin bekçileri hala Türk Silahlı Kuvvetleridir.
Polis değildir…

Rejimin bekçileri suskun kalmamalı. Devletimizin Anayasal hak olarak sunduğu yetkileri kullanmalı...

Bu aşağılık canileri tarihin karanlık sayfalarına gömmek demek, Türkiye Cumhuriyeti için yeni bir başlangıç demektir...

Kenan Akkuş (Eskişehir Esrehber)
http://esweb.de.ki/

BU MEKTUBU YAZDIKTAN SONRA BAKIN BAŞIMA NELER GELDİ:

İftiralarla süslü 60 adet dava…
14 sene hapis cezası
34 gece nezarethane…
64 gün cezaevi…
Deli raporu…
120 gün tımarhane…
24 internet siteme kilit…
Sonunda nüfus kağıdımı da aldılar.
Dört senedir kimliksiz dolaşıyorum…

10/Eylül/2014
Kenan Akkuş
http://esweb.de.ki/